| Sanatsal gelişme ile toplumsal gelişme
arasında koşutluk vardır. Sanat hem toplumu etkileyen hem de toplumsal gelişmelerden
etkilenen bir kavramdır. Bu düşünceden hareketle bizim insan kişiliğimizin oluşmaya
başladığı dönemdeki sanatsal gelişmeler, bugünkü düşüncelerimizin kaynağıdır. Sanat,
toplum ve siyaset ilişkisi iç içe geçmiş biri olmazsa diğeri olmaz değişkenlerdir.
Kendi halkından kopuk, gündelik yaşamdan uzak düşmüş sanat anlayışlarının bizim toplumcu
sanat anlayışımızla hiçbir ilgisi olamaz. Bu yüzden müziğimizin hareket noktası halk
müziği olmuştur. Geleneksel müzikten yola çıkarak günümüz insanının sanat beğenisinin
gelişmesine katkıda bulunacak çağdaş sanat ürünleri yaratmanın, büyük önder Mustafa Kemal
Atatürk’ün 1 Mart 1934’te TBMM ‘de yaptığı konuşmada gösterdiği hedeflerle örtüştüğü
düşüncesindeyiz. Yapmaya çalıştığımız şeyin başlığını koymamız gerekirse ’’ÇAĞDAŞ ANADOLU
TÜRK KÜLTÜR ve SANATINI YARATMAK’’ olmalıdır.
|